Oedipus’un Kehaneti..

Son olarak Temmuz 2022’de görüştüğüm eski dostlarım. Arayı açtığımın farkındayım. Başta bloğumdan sonra sizlerden çok özür dilerim. Söz vermiyorum ama mümkün olduğunca tekrar yazmaya devam edeceğimi bir 2026 manifestosu olarak bildiriyorum. Bu yazım bir başlangıç olsun.

Öncelikle yazının konusu için sevgili eşim Canan’a sevgiler..

Oedipus’un kehaneti, geç öğrendiğim ama öğrendikten sonra beni oldukça etkileyen bir hikayedir. Freud’un Oedipus’u olarak da adlandırılan ve adını buradan alan makaleler mevcut. Çok yönlü bir kuram olmasının yanı sıra biz sadece kehanet kısmı ile ilgileneceğiz.

Oedipus’un hikayesi Yunan mitolojisine dayanır. Mitolojiye göre Oedipus, Thebai kralı Laios ile Kraliçesi İokaste’nin oğludur. Çiftimiz, çocukları olduktan sonra geleceğini öğrenmek üzere bir kahine başvurarak bilgi almak ister.

Kahin beklenmedik bir şekilde Krala, oğlunun kendisini öldüreceğini ve annesi olan Kraliçe İokaste ile evleneceğini söyler. Kehanete inanan Kral Laios, kendi oğlunu ormandaki bir mağaraya ayaklarından çivileyerek onu ölüme terk eder. Böylece kehanetten korunacağını düşünür.

Bir çoban Oedipus’u o mağarada ölmek üzereyken görür ve onu kurtarır. Çocuğu olmayan Korinthos kralı Polybos’a götürerek onu evlat edinmesini sağlar.

Ek bilgi, ayaklarından çivilendiği için Oedipus’un ayakları şişmiştir. Çoban onu görünce adını bu sebeple “Şiş Ayaklı” anlamına Oedipus koymuştur.

Hiçbir şeyden habersiz büyüyen Oedipus kendi geleceğini merak ederek bir kahine başvurur. Kahin, Oedipus’a “Babanı öldürerek annen ile evleneceksin” der. Bunun üzerine Oedipus gerçek babasını Polybos sandığı için yaşadığı toprakları terk eder. Kehanetinden kaçmaya çalışan Oedipus yolda bir yabancı ile kavga eder ve “tesadüf” eseri öldürdüğü kişi gerçek babası Kral Laios’tur.

Böylece kehanet gerçekleşmeye başlamıştır ancak o yaşadığı çevreden uzaklaşarak kehanetten kaçtığını düşünür.

Günler geçer. Oedipus, Thebai şehrine gelir. Girişte halka zulmeden ve bilmecesini bilemeyen kişileri parçalayarak öldüren Sphinks adlı bir canavarla karşılaşır. Canavar, Oedipus’a bilmecesini sorar.

“Önce dört sonra iki en son ise üç ayaklı olan şey nedir?”

Kendinde emin bir şekilde “insan” der Oedipus. Emeklerken dört, yetişkinlikte iki yaşlılıkta bastonla üç bacaklı olan şey insandır. Bunun üzerine Sphinks cevabı kabul ederek kendini sonsuza dek yok eder.

Sphinks’ten kurtulan Thebai halkı minnettarlığını göstermek için Oedipus’u Kral ilan eder ve yakın zamanda bekar kalmış Kraliçe İokaste ile evlendirir.

Böylece kehanet gerçekleşmiştir.

Yıllar içerisinde Kral Oedipus ve Kraliçe İokaste’nin çocukları dünyaya gelir ancak bir yandan şehirde salgın baş gösterir. Çare bulamayan Oedipus kahine başvurarak bir çözüm yolu arar. Kahin “Eski Kral Laios’un katili bu şehirde. Onu bul ve şehirden sür. O zaman her şey yoluna girecek” der. Bunu üzerine Oedipus katilin peşine düşer. Bu araştırmada geçmişine dair her şeyi öğrenen Oedipus, aslında gerçek babasını öldürdüğünü ve annesi ile evlendiğini fark eder.

Bunun üzerine önce annesi Kraliçe İokaste intihar eder sonrasında ise Oedipus kendini kör ederek sürgüne gider ve hikaye sonlanır.

Burada size alnımıza ne yazıldıysa o diyerek kaderinize boyun eğmenizi söylemeyeceğim. Aksine size biçildiğini düşündüğünüz hayatı çok fazla düşünürseniz günün sonunda o hayatı yaşamak zorunda kalacağınızı söylemek istiyorum.

Oedipus, eğer kehanete inanıp yollara düşmese, babasını öldürmeyecek ve annesi ile evlenmek durumunda kalmayacaktı.

Size, sizin ne olduğunuzu ya da ne olabileceğini söyleyen insanlara kulak kabartır ve çok fazla ne dedikleri ile ilgilenirseniz onları haklı çıkartacak ve kehaneti gerçekleştireceksiniz.

Kalem ve silgi sizin elinizde.

Siz yazın, siz silin..

“Oedipus’un Kehaneti..” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.