Bir Japon Öğretisi..

Hayatlarımız boyunca defalarca düşer, aldatılır, aldanır bazen aldatırız. Kimimiz hayatın sillesini yer ve bir daha toparlanamaz; kimimiz ise öyle bir kalkar ki düştüğü yerden, düşünle kalkan bambaşka insanlar oluverir. İşte bu yaşadığımız her bir acı içimizde kırıklar oluşturur. Kimisi kılcaldır, görünmez; kimisi yarıktır, uzaktan bakınca anlarsınız o insanın bir acısının olduğunu.

Hepimizin bildiği kalp kırıklarını onarmak üzerine bir deyiş vardır. Bardağı yere atınca paramparça olur ve yapıştırsanız da izi kalır misali.

Bugün bu kırıklıkların tamiri üzerine konuşacağız..

Bir Japon inanışına göre kırıklar birer yaşanmışlıktır. Onları atıp yenisini almak yerine tamir ederek hayata yeniden kazandırmak isterler fakat bahsettiğimiz tamirat o kırığı gizlemek yerine, kırılmışlığı daha da açığa vurmak üzerine yapılır. Çünkü her bir kırık eşsizdir ve yaşanmışlıkları içinde barındırır. Kırılmış nesneler eritilmiş gümüş ya da altın ile bir araya getirilir ve kullanmaya devam edilir ve buna “Kintsugi” sanatı adı verilir.

Peki biz bundan ne öğrenmeliyiz?

Başta da bahsettiğim gibi hiç birimizin hayatı kusursuz ve düz bir çizgide ilerlemez. Çıkışlar olduğu gibi düşüşlerin de olduğunu unutmamalıyız. Önemli olanın düşmek değil kalkmak olduğunu sizlere her zaman söylüyorum ama Kintsugi sanatı kalkmanın da ötesini bizlere anlatıyor aslında. Her bir düşüş hayatımızda bir iz bırakır. Bunu 404 yapıştırıcı ile yapıştırıp hiç yaşanmamış gibi hayatınıza devam edebilir misiniz? Belki başkaları sizin yaranızı görmez ama o iz her zaman sizin için orada olacaktır. Siz de hiç yaşanmamış varsaymak için bundan bir ders çıkartmayacaksınızdır. Çünkü çıkartırsanız o yara ömür boyu sizinle yaşamaya devam eder diye düşünürsünüz.

İşte bu noktada kırıklıkların birer son olmadığını, aslında değerli birer öğreti olduğunu unutmamalıyız. Hatta bunları altın gibi değerli bir maden ile perçimleyerek dışarıya “Ben düştüğümde sıradan bir cam parçasıydım ama altınla tamir ettiğim ruhum eskisinden daha da değerli.” mesajını vermek, yaşanmışlıkların aslında birer fırsat olduğunu vurgulamak için iyi bir şans olabilir.

Unutmayın ki herkes kırılır lakin herkes altınla tamir edilip değerine değer katamaz..

İbrahim ERTEKİN

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.