Ames Odası..

Bugün düşünerek başlıyoruz..

Önce gözünüzde büyüttüğünüz, yaklaşmaya ve yaşamaya korktuğunuz olayları bir düşünün. Daha sonrasında ise ne kadar boş ve anlamsız kaygılar güttüğünüzü anladığınızda kaybettiğiniz zamanın pişmanlığını düşünün.

Daha sonra ise tam tersini yani ne kadar boş ve kolay görünen ama aslında dipsiz birer kuyu olan, sizi içine çekerek acı çektiren ve ızdıraplar içinde bırakan olayları düşünün..

İşte bunun görsel örneği olan “ames odası” üzerinden bakış açınızı sorgulatmak istiyorum. Ames odasını en az bir kez gördüğünüzü düşünerek kısaca hatırlatmak istiyorum. Odanın bir ucuna gittiğinizde normal boyunuzun 2 katı, diğer ucuna gittiğinizde ise yarısı kadar görünürsünüz. Oda aslında çapraz konumlandırılmış lakin normal görünmesi üzerine dekore edilmiştir. Göz yanılgısı için güzel bir örnektir.

Yaşadığınız ya da yaşayacağınızı düşündüğünüz olaylar için erken bir kanıya varmak aslında bu duruma benzer. Savaşacağınız, mücadele edeceğiniz şey normalin 2 katı zor ya da yarısı kadar kolay görünebilir. Burada önemli olan sizin ona nereden baktığınızdır. Gözünüzün gördüğü gibi yorumlarsanız hayatınızı hiç gerek duymayacağınız bir mücadeleye sokabilir ya da tersi durumda görmezden geleceğiniz ya da basite indirgeyeceğiniz bir şeyle hayatınızın şokunu yaşayabilirsiniz.

Bu durumda yapılması gereken panik yapmamaktır. Hepimiz gözümüzün gördüğüne koşulsuz inanırız ama bazen gözümüz bile bizi kandırabilir. Böyle durumlarda en büyük silahınız düşüncelerimizdir. Onları organize eden ve filtre ederek size gösteren bilinçaltınızı yönetmeyi öğrenmeli ve sizi kandırmasına izin vermemelisiniz. Korkularınızın üzerine gidecek kadar cesur, basit gördüklerinize temkinli yaklaşacak kadar çekimserliğinizi korumalısınız.

Özetle, ames odasında bir şeyin boyu sadece odanın ortasında kaldığında normal boyutunda görünür. Bir şeyin zorluğu hakkında karar verirken önyargılı olmamalısınız. Zihninizin karar mekanizmasını buna göre eğitmeli ve sorunlarınızı odanın ortasına getirerek onun gerçek büyüklüğü ile yüzleşmelisiniz.

Düşünerek başlamanızı ve düşünerek bitirmenizi temenni ederim zira hayat sizden olana bile güvenmeyecek kadar yanıltıcı..

İbrahim ERTEKİN

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.